
Duyma işlemi de aynı görme gibi gerçekleşir. Diğer bir deyişle dış dünyaya ait görüntüleri nasıl beynimizin içinde görüyorsak, sesleri de beynimizin içinde duyarız. Dış kulak, çevredeki ses dalgalarını kulak kepçesi ile toplayıp orta kulağa iletir. Orta kulak ise aldığı ses titreşimlerini güçlendirerek iç kulağa aktarır. İç kulak da bu titreşimleri sesin yoğunluğuna ve sıklığına göre elektrik sinyallerine dönüştürerek beyne gönderir. Beyinde birkaç konaklamadan sonra mesajlar, son olarak bu sinyallerin işleme koyulup yorumlandığı duyma merkezine iletilirler. Böylece duyma işlemi de beyindeki duyma merkezinde gerçekleşir.
Nasıl gören gözlerimiz değilse,duyan da kulaklarımız değildir. Tüm duyma işlemi beynimizin içinde gerçekleşir; dış dünyada ise sadece ses dalgaları adını verdiğimiz fiziksel titreşimler vardır. Üstelik beynimiz nasıl ışığı geçirmiyorsa, aynı şekilde sesi de geçirmez. Kafatasımızın için karanlık ve sessizdir. Ancak biz bu sessizliğin içerisinde, dinlediğimiz müziğin sesini, çalan telefonu, yoldan geçen arabaların sesini, bir köpeğin havlamasını, düdüklü tencerenin sesini çok net bir şekilde duyarız.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder